Interviewer: Yeliz Yavuz

Interviewee: Hüseyin Avni Dede

Kendinizi 3 sözcükle anlatabilir misiniz?

İstanbul Süleymaniye’de doğdum.

Ne zaman mutlu olursunuz? Peki, sizi ne mutlu eder?

İstanbul’da olduğum zaman. Gördüğüm her şey.

Eğer bu dünyada birini ya da bir şeyi yasaklamak isteseydiniz o şey ya da o kişi ne / kim olurdu?

Nefret.

Sizi hiçbir zaman sıkmayan şarkı hangisidir?

İlhan İrem’in bütün şarkıları.

Eğer sohbet etmek için birini seçebilseydiniz bu kim olurdu?

Muhakkak sokakta yaşayan biri.

Şehirdeki en favori yeriniz neresidir?

Beyazıt.

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

İstanbul’da Süleymaniye’de 1953 yılında Cemşit Paşa konağında doğdum. Çocukluğum orada geçti. 1961-62 de Beyazıt İlkokulu’nda okudum. Oradan taşındıktan sonra Şehremini Lisesi’ne devam ettim. Liseden ayrıldım. Askerlik sonrası böyle değişik bir hayata başladım. 10 yaşından beri Beyazıt Meydanı’ndayım. O günden bu güne devamlı sergi açıyorum. Babamın kitaplarıyla başladım. Daha sonra askere gitmeden önce de kendi kitabımı bastım ve onu babamla birlikte satmaya başladım. Böylelikle askerlikte geçen zamandan sonra gelir gelir gelmez ikinci kitabımı, ardından üçüncü kitabımı derken dördüncü kitabımı peş peşe çıkardım. Aradan bir zaman geçtikten sonra biraz kendimi dinlendirdim. Bu sefer bu Beyazıt Meydanı’nın bir kitabını çıkardım Tek Şekerli Çınaraltı diye. O da beşinci kitabım oldu. Bunun arkasından Keman Çalan Ölüler çıktı, arkasından Bizans Tabut Çiviler, onun arkasından da Sesim Çiviye Takıldı çıktı. Derken işte o arada eski kitapların yeni baskıları ve yeni okurlarla buluşma imkânım oldu. Böylelikle işte Beyazıt Meydanı’nın simgesi haline geldim.

Mutluluk sizin için ne ifade ediyor?

Mutluluk en önemli şey, sağlık olması. İnsan ilişkileri içindeki o evrensel duyarlılığı korumak, yaşatmak, herkesle iyi geçinmek, herkesi mutlu etmek, sevginin saygının olduğu her şey beni mutlu eder.

Hayatınızdaki en zor an neydi?

En zor an askerlik olabilir. Çünkü o zaman 20 yaşına kadar sigara içmedim, 3 ay dayandım orada, 3 ay sonra sigaraya başladım. Allahtan dudak tiryakisiyim yani. O yüzden pek şey yapmıyorum. Pazar günleri içmiyorum mesela.

Aşk sizin için ne ifade ediyor?

Aşk bir yaşam biçimidir. Yani güzel olan her şeye âşık olabilir insan. Şu anda bir kadına aşkım yok mesela ama eski zamanlarda, gençlik yıllarında, orta yaşlarda vardı, tabi hepsi bitti. Şimdi biraz münzevi oldum yani.

Geleceğinizi nasıl görüyorsunuz?

Valla işte biraz sağlıklı olmak istiyorum. Sosyal bir güvencem yok tabi ama insanlardan aldığım o enerji beni dengeliyor. Zannediyorum ki yani hiç parasızlık çekmeyeceğim.

Başkaları sizin için ne kadar önemlidir?

Yani bir insanın kalbini kırmak çok kolay. Ondan sonra düzeltemiyorsun. Birisi benden bir şey istediği zaman yapamıyorsam o beni hep kurcalar. Yani ne bileyim, öyle bir şey.

İnsanlar genellikle size nasıl hitap eder?

Valla kimisi Dede diyor, kimisi Avni Dede diyor, kimisi işte senin dediğin gibi amca diyor.

Sizi en çok üzen kelimeler nelerdir?

Yani böyle acı şeyler mesela küfür türü şeyler olur, yani ne bileyim. Yerlere tükürenler mesela, o da bir hakarettir benim için. Adam geçerken buradan mesela buraya tükürüyor yani. Beni rahatsız ediyor bunlar.

Kendinizi İstanbul’da nasıl hissediyorsunuz?

İstanbul’da her yerde bir tanıdığa rastlıyorum. O da sevindiriyor beni.

İstanbul’da kendinizi evinizde hissediyor musunuz?

Tabi tabi. Sabahlasam bile hiç yabancılık çekmiyorum çünkü çoğu yerler gezdiğim, dolaştığım, bana ait olan yerler. O yüzden hiç yabancılık çekmiyorum.

Bir kasabada ya da köyde yaşamayı tercih eder miydiniz?

Ederdim ama burası yine burnumda tüterdi. Mesela bundan seneler önce bir İtalya yolculuğum oldu, işte orada hep burayı özledim. Sonra İngiltere yolculuğu oldu, 15 günde sıkıldım, gün saymaya başladım askerlikte gibi.

Sizin için özel birine bir mesajınız var mı?

Sağlıklı yaşasın, güzel yaşasın, her şey gönlünce olsun.

Dünyayı nasıl değiştirmek isterdiniz?

Değiştirmek istesem kötülüğü ortadan kaldırmak isterdim. Kötülük diye bir şey olmasın isterdim.

Eşitliğe inanıyor musunuz?

“Adalet mülkün temelidir.” Gibi pek yok yani. E bir de bakıyorsun yani farklı adaletsizlikler oluyor.

Şiddetle inandığınız bir şey var mıdır?

Yani insan sevgisine inanıyorum. Yani birisi sana kötü davransa da sen ona iyi davrandığın sürece o kötü davranmaya devam etse de eninde sonunda hatasını anlayıp iyi davranmaya başlıyor.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Valla şu ana kadar taşıdığım en ağır yük yalnızlığım oldu. Bir şiirimde söylediğim gibi “Bana dünyada herkesin yardımı oldu / iyi insanlarda hayatını sevmesini / kötü insanlarda zorluğa karşı koymasını öğrendim”

 

.

Related portraits